Demirciğimin yuvada ilk haftası bitti. Yuvaya babası bırakıyor, ben alıyorum. İlk gün ikimiz birden gitttik ama ben ağlamaya başladığımdan çabucak ayrılmam gerekti. Demir'in beni ağlarken görmemesi lazım yuvaya güvenebilmesi için.
İlk bir kaç gün sanırım onu alana kadar çoğunlukla ağlamış. Çarşamba günü öğretmeni alışmasının birkaç hafta sürebileceğini ama ağlarken gözyaşı akmadığı için beni arama gereği hissetmediklerini soyledi. Demir'in bu kadar ağladığını duyunca moralim bozulmuştu, ama perşembe cok daha iyi geçmiş, hatta circle time da herkesle beraber oturmuş. Aşağıda öğretmeniyle o günden bir fotoğrafı var. Bana göstermek için çekmişler. Cuma daha da iyi geçmiş, sınıfın ana öğretmenine o kadar alışmış ki o bir ara sınıftan çıkınca biraz ekşimiş bile bizimki.
Sabaha yuvaya giderken de çok daha iyidi cuma günü. Baba işe gidiyor, demir kaan yuvaya, anne gelecek. Baska parka gidilecek. Herşeyin farkında, ona okuduğumuz masal kitaplari ve sürekli konuşmak işe yarıyor gibi. Özellikle babası onu yuvaya bırakırken o kadar çok konuşup dikkatini dağıtiyor ki :).
Henüz yuvada yemek yemeye başlamadı ama her geçen gün daha iyi davranmış yemek saatinde. Herkes uyumaya başlayınca morali bozulup ağladığı için, bu hafta 11:30 gibi aldım hep. Haftaya umuyoruz ki 9:00 - 12:00 düzenine başlayabileceğiz.